<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya Sağlık Örgütü &#8211; Kumla Haber</title>
	<atom:link href="https://kumlahaber.com/tag/dunya-saglik-orgutu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kumlahaber.com</link>
	<description>Kumla&#039;nın En İyi Haber Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 06 Nov 2016 16:05:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.5.5</generator>
	<item>
		<title>Erkeklerde kısırlık oranı artıyor</title>
		<link>https://kumlahaber.com/erkeklerde-kisirlik-orani-artiyor/</link>
					<comments>https://kumlahaber.com/erkeklerde-kisirlik-orani-artiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2016 16:05:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ateşli hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[kısırlık sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://demo.ayesoft.net/simplenews/2016/11/06/erkeklerde-kisirlik-orani-artiyor/</guid>

					<description><![CDATA[Genetik faktörlerin dışında, çevresel etkenler, alkol, sigara, ilaç ve bazı kimyasalların etkisiyle erkeklerde kısırlık oranının arttığı belirlendi.   Dünya Tüp Bebek Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan, 31 Ekim-6 Kasım Avrupa Doğurganlık Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen, gebe kalınamamasının kısırlık olarak tanımlandığına dikkati çeken Gürgan, mutlaka [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genetik faktörlerin dışında, çevresel etkenler, alkol, sigara, ilaç ve bazı kimyasalların etkisiyle erkeklerde kısırlık oranının arttığı belirlendi.   Dünya Tüp Bebek Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan, 31 Ekim-6 Kasım Avrupa Doğurganlık Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Bir yıl boyunca düzenli ve korunmasız cinsel ilişkide bulunulmasına rağmen, gebe kalınamamasının kısırlık olarak tanımlandığına dikkati çeken Gürgan, mutlaka kadın ve erkeğin hekim kontrolüne girerek, problemin belirlenmesi gerektiğini söyledi.   Dünya genelinde kısırlık oranlarının her geçen gün artış gösterdiğine işaret eden Gürgan, genetik ve bağışıklık sistemlerini ilgilendiren problemler, çevre faktörlerinin olumsuz etkileri, genetiği değiştirilmiş gıdaların tüketilmesi, obezite, sigara ve alkol kullanımı, aşırı yorgunluk, stres gibi faktörlerin kısırlığa yol açtığını vurguladı.   Gürgan, çeşitli nedenlerle geciktirilmiş evlenme yaşının da yumurta ya da sperm faktörlerini olumsuz etkilediğini, her geçen gün tedavi gerektirmeksizin sağlıklı gebelik yaşayan kişi sayısının azaldığını söyledi.   <strong>&#8220;Türkiye&#8217;de yaklaşık 2,6 milyon kişi kısırlık sorunu yaşıyor&#8221;</strong>   İlk tüp bebeğin 1978&#8217;de dünyaya geldiğini ve geliştirilen yöntemlerle gebelik oranlarının arttığını anlatan Gürgan, &#8220;DSÖ verilerine göre, geçmişte mililitrede 100-120 milyon olarak belirtilen sperm sayıları, günümüzde 15 milyona kadar düştü. Şu anda her yüz çiftten 17&#8217;si, kısırlık problemi ile karşı karşıya kalıyor. Bilimsel verilere göre, Türkiye&#8217;de de yaklaşık 2,6 milyon kişi kısırlık sorunu yaşıyor.&#8221; diye konuştu.   Gürgan, çiftlerin büyük bölümünde kısırlık nedeninin tespit edilebildiğini, yüzde 10&#8217;luk kısmında ise kısırlığın açıklanamadığını belirtti. Üreme organlarında herhangi problemi olmayan anne ve baba adayının, her ay gebe kalma şansının yüzde 20-25 olduğunu anlatan Gürgan, bir yılın sonunda ise bu oranın yüzde 90&#8217;a yaklaştığını bildirdi.   Prof. Dr. Gürgan, halk arasında genellikle kısırlığın sadece kadından kaynaklandığı algısının bulunduğunu, oysa bunda her iki cinsiyetin de etkili olduğunu vurguladı.   Son yıllarda erkeklerde kısırlık oranlarında artış olduğuna dikkat çeken Gürgan, &#8220;Bilimsel veriler, erkeklerde kısırlık oranının 30 yıl önce yüzde 20-25 iken, şimdi yüzde 45&#8217;e çıktığını ortaya koyuyor. Bu durumda artık kadın ve erkekte kısırlık oranı eşitlendi. Bebek sahibi olmakta güçlük çeken ailelerin yüzde 45&#8217;inde sorun erkek kaynaklı olurken, yüzde 45&#8217;inde kadın kaynaklı olarak gösteriliyor. Kalan yüzde 10&#8217;unun ise nedeni açıklanamıyor.&#8221; dedi.   <strong>&#8220;Stres, ilaç kullanımı ve ateşli hastalıklar kısırlıkta etkili&#8221;</strong>   Kadına ait sorunların, erkeklere oranla daha fazla olduğunu dile getiren Gürgan, &#8220;Çünkü kadını yumurtalıkları, tüpleri, rahmi, rahim yolu ve hormonları, genetiği ile birlikte değerlendirmek gerekirken, erkeği sperm analizi, yumurtalıkları, hormonları ve genetiği ile değerlendirmek yeterli.&#8221; diye konuştu.   Gürgan, kadın için ileri yaşın kısırlık açısından önemli bir risk faktörü olduğunu belirterek, &#8220;Çünkü yumurtalıklar, doğuştan itibaren var olan kapasitesini, ömrün belli bir kısmında harcar ve bitirir. Bu da kadının çocuk sahibi olmak için ölene kadar zamanı yok demektir.&#8221; ifadelerini kullandı.   Yumurtalık kistlerinin de önemli bir sorun olduğuna dikkati çeken Gürgan, &#8220;Bunların içinde çikolata kisti olan kadınların yumurta rezervlerinde ve yumurta kalitesinde azalma söz konusudur. Adet düzensizlikleri ve buna sıklıkla sebep olan poliksitik over hastalığına sahip kadınlar da kısırlık açısından doğru değerlendirilmesi gereken hastalardır.&#8221; şeklinde konuştu.   Prof. Dr. Gürgan, tüplerde oluşan tıkanıklıklar, rahim içindeki şekil bozuklukları, miyom ya da poliplerin de kadınların gebeliğine engel olabildiğini belirterek, hormon bozukluklarının, genetik hastalıkların da gebe kalmada sorun yaşatabileceğini söyledi.   Erkek kısırlık sorunlarının ise sperm değerini bozacak ilaç kullanımı, toksik maddeler, ateşli hastalıklar, testislere uygulanmış cerrahi ameliyatlar ve genetik sorunlar olduğunu kaydeden Gürgan, bunların dışında doğrudan hormonları etkileyen stres gibi dış faktörlerin de etkisinin önemine değindi.   <strong>&#8220;10 kilo fazlalık, sağlıklı gebelik şansını düşürüyor&#8221;</strong>   Değiştirilebilir etkenlerle kısırlığın önlenebileceğine işaret eden Gürgan, çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından olan obezitenin de bunların başında geldiğini söyledi.   Gürgan, obezitenin kısırlık üzerindeki etkisinin bilimsel verilerle ortaya konulduğunu vurgulayarak, &#8220;Kişinin vücudundaki 10 kilo fazlalık, sağlıklı gebelik şansını düşürmektedir.&#8221; dedi.   Tütün kullanımının da yumurtalık rezervlerini azalttığına dikkati çeken Gürgan, sigaranın erkeklerde spermin sayısını ve kalitesini düşürdüğünü kaydetti. AA</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kumlahaber.com/erkeklerde-kisirlik-orani-artiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her yıl 120 bin kişi organ nakliyle can buluyor</title>
		<link>https://kumlahaber.com/her-yil-120-bin-kisi-organ-nakliyle-can-buluyor/</link>
					<comments>https://kumlahaber.com/her-yil-120-bin-kisi-organ-nakliyle-can-buluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2016 16:05:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[organ nakli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://demo.ayesoft.net/simplenews/2016/11/06/her-yil-120-bin-kisi-organ-nakliyle-can-buluyor/</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Organ Nakli Vakfı Başkanı ve Avrupa Organ Nakli Cemiyeti (ESOT-EDTCO) Ülke Temsilcileri Komitesi Başkanı Eyüp Kahveci, Avrupa Organ Nakli Cemiyeti çatısı altında düzenlenen Avrupa Organ Bağışı ve Nakli Koordinasyon Ajansı tarafından Barselona&#8217;da gerçekleştirilen Avrupa Organ Bağışı Kongresi&#8217;nde, dünya genelinde bağış oranlarının ve nakil başarılarının ele alındığını söyledi.   DSÖ verilerine göre dünya genelinde bir [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Organ Nakli Vakfı Başkanı ve Avrupa Organ Nakli Cemiyeti (ESOT-EDTCO) Ülke Temsilcileri Komitesi Başkanı Eyüp Kahveci, Avrupa Organ Nakli Cemiyeti çatısı altında düzenlenen Avrupa Organ Bağışı ve Nakli Koordinasyon Ajansı tarafından Barselona&#8217;da gerçekleştirilen Avrupa Organ Bağışı Kongresi&#8217;nde, dünya genelinde bağış oranlarının ve nakil başarılarının ele alındığını söyledi.   DSÖ verilerine göre dünya genelinde bir yılda 119 bin 678 organ nakli yapıldığını ifade eden Kahveci, &#8220;Bunun 79 bin 768&#8217;i böbrek, 26 bin 136&#8217;sı karaciğer, 6 bin 542&#8217;si kalp, 4 bin 689&#8217;u akciğer, 2 bin 328&#8217;i pankreas ve 215&#8217;ini ince bağırsak nakli oluşturuyor. Organ nakli sayısında ise her yıl yaklaşık yüzde 10 artış görülüyor.&#8221; dedi.   Eyüp Kahveci, nakil bekleyen hasta sayısının nakil oranlarına kıyasla çok yüksek olduğunun altını çizerek, &#8220;Dünyada nakil gereken hasta sayısının yaklaşık bir milyon olduğu belirtiliyor. En kötü yanı ise yaşama şansı yakalamaları mümkün olan bu hastaların yaklaşık 100 bini, nakil sırası beklerken uygun organ bulunamadığı ya da uygun organ nakli hizmeti alamadığı için yaşamını yitiriyor olmalarıdır.&#8221; diye konuştu.   <strong>Türkiye&#8217;nin kadavradan organ naklinde karnesi zayıf</strong>   Ölümlerin büyük bir kısmının organ nakli hizmeti olmayan veya organ nakli hizmeti bulunan, ancak organ bağışının yapılmadığı ülkelerde görüldüğüne dikkati çeken Kahveci, Türkiye&#8217;nin ise bu konuda karnesinin zayıf olduğu değerlendirmesinde bulundu.   Eyüp Kahveci, şunları kaydetti:   &#8220;Türkiye&#8217;de yaklaşık 30 bin hasta organ nakli için sıra bekliyor. Her yıl yaklaşık 2 bin kişi organ nakli beklerken yaşamını yitiriyor. Şu an ABD ve Avrupa ülkeleri organ naklinde lider ülkeler durumunda.   ABD&#8217;de şu an 119 bin 900 hasta organ nakli bekleme listesinde kayıtlı. ABD&#8217;de 2015 yılında toplam 30 bin 969 organ nakli yapıldı. Bunun 17 bin 878&#8217;ini böbrek, 7 bin 127&#8217;sini karaciğer nakli oluşturuyor. Bu 30 bin naklin 24 bin 980&#8217;i kadavradan, 5 bin 989&#8217;u canlıdan nakledildi. Yani Amerika&#8217;da canlı nakil oranı yüzde 19.   Türkiye&#8217;de 2015&#8217;te 4 bin 552 nakil yapıldı. Bunun 3 bin 405&#8217;i canlıdan gerçekleştirildi. Yani bizde canlı vericiden nakil oranı yüzde 75 seviyesinde.   ABD, ölen insanların organlarını kullanma noktasında ülkemizden çok çok iyi durumda. Ülkemizde geçen yıl 3 bin 203 böbrek, 89 kalp, bin 215 karaciğer, 29 akciğer, 6 ince bağırsak, 7 pankreas, 3 bin 155 kornea nakli olmak üzere 7 bin 704 organ ve doku nakli gerçekleştirildi.   Türkiye, beyin ölümü gerçekleşen kişilerden organ bağışı hususunda yetersiz olduğu için canlıdan nakilde önde. Son 3 yıldır canlıdan böbrek naklinde dünya 1&#8217;incisiyiz. Karaciğer naklinde ise Güney Kore ve İran&#8217;dan sonra 3&#8217;üncü sıradayız. Buna rağmen mesela İran&#8217;da 2015 yılında 700 donör çıktı. Bizde ise aynı yıl 472 donörden organ alındı. Bu demektir ki organ bağışında İran&#8217;dan kötüyüz.&#8221;   &#8220;Canlıdan böbrek ve karaciğer naklindeki başarımız göz önüne alındığında, organ bağışı yeterli düzeye ulaşması halinde organ naklinde dünyada model ülke olabiliriz.&#8221; değerlendirmesinde bulunan Kahveci, Türkiye&#8217;nin tıbbi altyapısının üst düzeyde olduğunu vurguladı.   Eyüp Kahveci, kadavradan organ bağışı oranlarının mutlaka artırılması gerektiğinin altını çizerek, yoğun bakım veya acil serviste ölen vakaların organlarını kullanma konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğine dikkati çekti.   Vakıf Başkanı Kahveci, organ bağışında hukuki ve dini engellerin ön plana çıktığını dile getirerek, Diyanet İşleri Başkanlığının, organ naklinin İslamiyet açısından sakınca olmadığına dair fetvanın bulunduğunu anımsattı.   Bağış yapılması için tüm rol modellerin örnek olmasının da teşvik edici olduğunu belirten Kahveci, konunun film ve dizilerde örnek olabilecek bir davranış modeli olarak işlenmesinin hem farkındalığı hem de bağış oranlarını artırdığını ifade etti.  </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://kumlahaber.com/her-yil-120-bin-kisi-organ-nakliyle-can-buluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
